top of page

BRICS ve ABD: Rekabet ve Korku Arasında

Doların Küresel Hegemonyası ve SWIFT Engeli

ABD'de Wall Street merkezli olarak patlak veren ve tüm küresel ekonomiyi sarsan 2008 küresel finans krizinden bu yana, ABD dolarının bir rezerv para birimi ve uluslararası işlemlerin temel aracı olarak geleceğine dair pek çok soru işareti ortaya çıkmıştır. Çeşitli küresel ittifaklar doların bu mutlak hakimiyetinden kurtulmaya (de-dollarization) çalışsa da, SWIFT (Dünya Bankalararası Finansal Telekomünikasyon Birliği) sistemi bu çabaların önündeki en büyük engel olarak kalmaya devam etmiştir. Mevcut sitem, küresel ödemelerin ve finansal işlemlerin çok büyük bir kısmının doğrudan veya dolaylı olarak ABD üzerinden geçmesini zorunlu kılmakta, bu da Amerika'nın uluslararası finans üzerindeki denetim ve yaptırım gücünü korumaktadır.

Buna bir yanıt olarak BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika); SWIFT sistemine alternatif bir finansal altyapı geliştirmek amacıyla bugüne kadar birkaç girişimde bulunmuştur. Ekim 2024'te gerçekleştirilen son BRICS Zirvesi'nde, üye ülkeler yeni bir bankalar arası işlem sistemi oluşturma planlarını daha da ileri taşımıştır. Bu hamleyle Batı kontrolündeki SWIFT mekanizmasından bağımsızlaşmak; ABD dolarına, ABD politikalarına veya tek taraflı ekonomik yaptırımlara takılmadan ticaret yapabilmek hedeflenmektedir.

Bu yeni finansal girişim ekonomistler, finans uzmanları, hükümetler, özel sektör ve küresel medya tarafından yakından takip edilmektedir. Ancak, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi Batı merkezli küresel finans kuruluşlarının, bu alternatif sistemin gelişimini engellemek veya sekteye uğratmak amacıyla çeşitli politikaları devreye soktuğu bildirilmektedir.

Güç ve Korku Üzerine Kurulu Bir Rekabet

Batı ile BRICS arasındaki mücadele yalnızca basit bir finansal rekabet değil, aynı zamanda derin bir jeopolitik yarıştır. BRICS ülkeleri dünya nüfusunun çoğunluğunu temsil etmektedir. Eğer bu ülkeler "dolardan arındırma" (de-dollarization) sürecinde kalıcı bir başarı elde edebilirlerse, bu durum ABD dolarının küresel üstünlüğünün gerilemesinin ve küresel finansal gücün eksen değiştirerek Batı'dan BRICS'e kaymasının başlangıcı olabilir.

Öte yandan, bu süreçte her iki tarafın da ciddi çekinceleri ve korkuları bulunmaktadır:

  • Batılı Güçlerin Korkusu: Doların küresel liderliğinin çökmesi ve yerine BRICS'in domine ettiği tamamen yeni bir ekonomik düzenin kurulması ihtimalidir.

  • BRICS Ülkelerinin Çekincesi: Önerilen bu alternatif finansal sistemin henüz deneysel bir aşamada olmasıdır. Sistemin temel ilkeleri, operasyonel kabiliyetleri ve sağlayacağı net avantajlar henüz hem BRICS ülkeleri hem de müttefik ortaklar arasında tam anlamıyla test edilip doğrulanmamıştır.

Sonuç

Küresel finansal gücün geleceği belirsizliğini korumaktadır. BRICS ile Batı arasındaki bu kritik finansal ve yapısal rekabetin nasıl sonuçlanacağı; önümüzdeki dönemde uluslararası ticaretin, yatırımların ve para politikalarının yeni kurallarını doğrudan belirleyecektir.



 
 
 

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

Başa Dön

bottom of page