top of page

Güney Kafkasya Jeopolitiği Yeniden mi Yazılıyor? Yeni Bir Denge Ortaya Çıkıyor

  • Yazarın fotoğrafı: TASCA
    TASCA
  • 12 Oca
  • 2 dakikada okunur

1. Diplomatik Bir Dönüm Noktası: Washington Barış Anlaşması

Azerbaycan ile Ermenistan arasında Washington’da imzalanan barış anlaşması, Güney Kafkasya’daki uzun süredir devam eden ihtilafların çözümü açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir. Ancak anlaşmanın önemi yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı olmayıp, bölgenin tamamı için derin jeopolitik sonuçlar doğurmaktadır.Kaynak: Independent Türkçe

2. Rusya’nın Gerileyen Etkisi ve ABD’nin Stratejik Kazancı

Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’nın askerî ve diplomatik kapasitesi ciddi biçimde zayıflamış; bu durum Güney Kafkasya üzerindeki tarihsel etkisinde bir boşluk yaratmıştır. Amerika Birleşik Devletleri bu boşluğu yalnızca arabulucu olarak değil, kalıcı lojistik, siyasi ve güvenlik varlığı oluşturarak doldurmaya başlamıştır. Bu strateji; Avrasya enerji ve ulaşım koridorları üzerinde kontrol sağlamayı, Çin’in Kuşak ve Yol girişimini dengelemeyi ve Orta Asya’ya uzanan nüfuzu güçlendirmeyi hedeflemektedir.Kaynak: Independent Türkçe, Kafkassam

3. Azerbaycan’ın Genişleyen Dış Politika Ufku

Son on yılda Azerbaycan, dış politikasını bilinçli biçimde çeşitlendirerek Moskova’ya olan bağımlılığını azaltmıştır. Askerî alanda Türkiye, Pakistan ve İsrail ile; ekonomik alanda ise Çin ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmiştir. 2024 yılında, Rus hava savunma unsurlarıyla yaşanan ciddi bir uçak olayının ardından Rus barış güçlerinin Karabağ’dan erken çekilmesi, Bakü’nün stratejik manevra alanını genişleten önemli bir adım olmuştur.Kaynak: Independent Türkçe

4. Ermenistan’ın Batı’ya Yönelimi ve İç Sınırlamalar

Dağlık Karabağ’daki kayıpların ardından Ermenistan, dış politikasında Batı eksenli bir yön değişikliğine gitmiştir. Fransa ile savunma ilişkilerinin güçlendirilmesi, Hindistan’dan silah tedariki, AB’den sınır güvenliği desteği ve Türkiye ile normalleşme girişimleri bu sürecin başlıca unsurlarıdır. Bununla birlikte Moskova, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki araçlarıyla Erivan üzerindeki etkisini tamamen kaybetmiş değildir.Kaynak: Independent Türkçe

5. Zengezur Koridoru Tartışması ve ABD’nin Önerisi

Zengezur Koridoru, bölgedeki jeopolitik tartışmaların merkezinde yer almaktadır. Azerbaycan koridor üzerinde kontrol talep ederken, Ermenistan egemenlik ve toprak bütünlüğü vurgusu yapmaktadır. ABD ise dikkat çekici bir öneri sunmuştur: Koridorun 100 yıllığına bir Amerikan şirketine kiralanması. Bu öneri, Azerbaycan’a güvenlik garantisi, Ermenistan’a egemenlik güvencesi ve ABD’ye bölgede stratejik bir dayanak noktası sağlamayı amaçlamaktadır.Kaynak: Independent Türkçe

6. Türkiye’nin Stratejik Konumu ve Diplomatik Denge Arayışı

Türkiye, anlaşmanın doğrudan tarafı olmasa da, Azerbaycan ile yürüttüğü “tek millet, iki devlet” yaklaşımı ve Ermenistan’la normalleşme girişimleri nedeniyle bölgede güçlü çıkarlara sahiptir. Zengezur Koridoru’nun faaliyete geçmesi, Türkiye’nin enerji ve lojistik alanında bölgesel merkez konumunu güçlendirebilir. Ancak bu potansiyelin hayata geçirilmesi, Ankara’nın hassas ve dengeli bir diplomasi yürütmesine bağlıdır.Kaynak: Independent Türkçe

7. İran ve Rusya: Azalan Etki, Artan Kaygılar

İran, Zengezur Koridoru’nun açılmasına karşı çıkarak bunun bölgesel nüfuzunu zayıflatacağını ve Türkiye-Azerbaycan eksenini güçlendireceğini savunmaktadır. Ancak tepkileri büyük ölçüde diplomatik uyarılar ve sınırlı ekonomik baskılarla sınırlı kalmaktadır. Rusya ise karşı hamle yapabilecek kapasiteden yoksun görünmektedir. Ermenistan üzerindeki ekonomik baskı ve söylemsel etkiyi sürdürse de, genel nüfuzunun giderek azaldığı dikkat çekmektedir.Kaynak: Independent Türkçe, Kafkassam

Sonuç: Yeni Bir Jeopolitik Mimari

ABD, arabuluculuk rolüyle yalnızca diplomatik prestij kazanmakla kalmamış; bölgede uzun vadeli stratejik varlığın temellerini atmıştır. Azerbaycan, bölgesel bir aktör olarak özerkliğini artırırken; Ermenistan, Batı ile yakınlaşarak Rusya’ya olan bağımlılığını azaltma yoluna girmiştir. Türkiye, ortaya çıkan enerji ve lojistik fırsatlarla etkisini genişletmeye hazırlanırken; İran ve Rusya savunmacı bir pozisyona itilmiştir.

Güney Kafkasya’daki güç dengeleri temelden yeniden şekillenmekte olup, bu dinamiklerin önümüzdeki yıllarda bölgesel ve küresel siyaset açısından belirleyici olmaya devam etmesi beklenmektedir.

 
 
 

Yorumlar


Başa Dön

bottom of page